Terapi odasında, yaşadığınız tıkanıklıkları sadece semptomlar üzerinden değerlendirmek yerine, bu zorlukların hayatınızdaki köklerini ve size ne anlatmaya çalıştığını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyorum. Aşağıdaki alanlarda yetişkin danışanlarımla dinamik, yapılandırılmış ve güvenli bir süreç yürütüyorum.
Zihnin sürekli en kötü felaket senaryolarını yazması, vücutta geçmek bilmeyen bir gerginlik, panik ataklar veya sosyal ortamlarda yaşanan o yoğun huzursuzluk hissi… Kaygı, aslında sisteminizin size verdiği bir alarm sinyalidir. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve psikodinamik yöntemleri harmanlayarak, bu kaygının kökenindeki dinamikleri anlıyor, tetikleyicilerinizi fark ediyor ve kaygıyı hayatınızı kısıtlayan bir bariyer olmaktan çıkarıp yönetilebilir bir duyguya dönüştürüyoruz.
Bazen zaman geçse de geçmiş bir türlü geçmez; çocukluk çağı yaraları, sarsıcı kayıplar, kazalar veya bizi çaresiz bırakan yaşam olayları bugünkü kararlarımıza ve ilişkilerimize gölge düşürmeye devam eder. Davranış Bilimleri Enstitüsü ekolüyle uyguladığım EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi ile zihninizin o dönem sıkışıp kalan anı ağlarını yeniden yapılandırıyoruz. Amaç, geçmişi unutmak değil; o anıların bugünkü hayatınızda yarattığı duygusal yükü ve tetiklenmeleri duyarsızlaştırarak sizi özgürleştirmektir.
Günümüz dünyasında dijitalleşmenin, hızın ve tüketim toplumunun getirdiği o derin boşluk duygusu, bireyleri farkında olmadan farklı bağımlılık döngülerinin içine sürükleyebiliyor. Alkol, madde, kumar gibi kimyasal ve davranışsal bağımlılıkların yanı sıra; hayatın monotonluğundan kaçmak ya da suçluluk duygularını bastırmak için sığınılan alışveriş, sosyal medya veya oyun gibi modern çağ bağımlılıkları üzerinde çalışıyorum. Bu süreçte amacımız, bağımlılığın yerini doldurmaya çalıştığı o asıl ruhsal boşluğu bulmak ve daha sağlıklı baş etme mekanizmaları geliştirmektir.
Zihni adeta istila eden, mantıksız olduğunu bilseniz de durduramadığınız takıntılı düşünceler (obsesyonlar) ve bu düşüncelerin yarattığı yoğun kaygıyı yatıştırmak için kendinizi yapmak zorunda hissettiğiniz tekrarlayıcı davranışlar veya ritüeller (kompulsiyonlar)… Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar ve Beck Enstitüsü ekolünden edindiğim BDT teknikleriyle, zihnin bu yanılsama döngüsünü kırarak esnekliğini yeniden kazanması ve hayat kalitenizin yükselmesi için çalışıyoruz.
"Neden hep aynı tarz insanları hayatıma çekiyorum?", "İçimden gelmediği halde neden hayır diyemiyorum?", "Bir şeyi kendim için yaptığımda neden bu kadar yoğun bir suçluluk hissediyorum?" gibi sorular zihninizi meşgul ediyorsa, ilişkisel dinamiklerinize bakma zamanı gelmiş demektir. Seansta, çocukluk çağı deneyimlerinizin bugünkü ilişki paternlerinize olan etkisini (psikodinamik yaklaşımla) inceliyor; sağlıklı sınırlar koyabilme, öz şefkati artırma ve kendinizi olduğunuz gibi, kusurlarınızla kabul edebilme becerileriniz üzerine odaklanıyoruz.
Hayattan eski keyfi alamama, yataktan kalkacak enerjiyi bulamama, uyku ve iştah değişimleri ile birlikte gelen derin bir boşluk hissi… Depresyon, ruhun bir nevi kabuğuna çekilme ve "durma" çağrısıdır. Bu sürecin kalıcı olmadığını bilerek, yargısız ve şefkatli bir eşlikle, zihninizdeki olumsuz otomatik düşünceleri çalışıyor ve bütüncül bir yaklaşımla adım adım yaşama yeniden katılımınızı hedefliyoruz.
Sevilen birinin vefatı, köklü bir ilişkinin veya evliliğin bitişi, iş kaybı ya da hayatın getirdiği büyük, sarsıcı değişimler… Her büyük kayıp arkasında bir yas süreci bırakır. Söze dökülemeyen acıları gerek konuşarak gerekse Dışavurumcu Sanat Terapisi'nin şifalı gücünden yararlanarak sanat yoluyla ifade edebileceğiniz, acınızı kendi hızınızda yaşayıp anlamlandırabileceğiniz güvenli bir alan sunuyorum.